Türkiye’de Konut Balonu Var mı?

Gün geçmiyor ki, konut satışlarını arttırmak için yeni bir uygulama hayata geçmesin.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin oldum olası konut edinimini teşvik eden politikalar izlemesiyle birlikte sermayenin kentle kurduğu ilişki her ne kadar karmaşık olsa da* gündelik yaşamın finansallaşmasıyla beraber günümüzde inşaat (ve gayrimenkul) sektörü finansal mübadelenin en üretken sektörü haline gelmiştir.

TUİK’in veri hesaplama sistemini değiştirmesiyle birlikte inşaat sektörünün de gerek milli gelir içindeki payı gerekse de sektörel hacmi öngörülemeyen bir şekilde büyümesi inşaat sektörünün üretkenliğinin bir yansımasıdır. Öyle ki Türk Yapı Sektörü Raporu’na (2016)  göre Sermaye Piyasası Kurulu’nun gayrimenkul yatırım fonları yönetmeliği( halen daha taslak halinde olduğunu belirtmekte fayda var), yeni sanayi yatırımlarının büyük bölümünün inşaat ve gayrimenkul sektörü tarafından finanse edilmesine olanak sağlayacaktır.

Temel ekonomik göstergeler ışığında 2016 finansal olarak her ne kadar zorlu bir yıl olduysa da inşaat harcamaları, gayrimenkul kiralama sektörü, yapı ruhsatı, konut dışı bina ruhsatı, konut satışı gibi temel istatistiklere baktığımızda büyüme görülmektedir. Bununla birlikte 2016 yılında konut satışları, yapılan kampanyaların da etkisiyle(kredi ve faiz) son çeyrekte artış göstermiş, konut talebindeki artış konut fiyatlarına da yansımıştır. Ancak konut satışlarına ilişkin bu kampanyaların sonlandırılmasının ardından karşılaşacağımız grafiğin sunacağı tabloya ilişkin ben çok umutlu değilim. Kampanyalar ardı ardına devam ederken, konut sektörüne ilişkin ciddi anlamda yapısal reformlara ihtiyaç var. (Hangi alanda ihtiyaç yok ki dediğinizi duyar gibiyim☺️) Diğer bir ifadeyle, Ersun Bayraktaroğlu’nun da sorduğu gibi Konut Satışlarında KDV de indi.. Sırada ne var?

Peki bu veriler özellikle son 10 yılda ateşi hiç düşmeyen konut balonu tartışmalarına ilişkin  bize nasıl bir ipucu veriyor? Özellikle İstanbul’da ikamet edip de konut sahibi olmak için konut krizinin patlak vermesini bekleyenler açısından sektöre ilişkin en önemli soru sanıyorum konut fiyatlarının ne zaman ucuzlayacağı. Risksiz veya yüksek riskli konut kredileri, konut fiyatlarının (orta ve alt gelir grubu için) alım gücünün neden bu kadar yüksek olduğu, arsa ve konut sahipliği üzerinden elde edilen servet ve bu servetin nasıl dağıtıldığı (artı değerin nasıl paylaştırılacağı/vergilendirileceği de diyebiliriz) gündelik yaşamlarımızda zihnimizi hiç olmadığı kadar meşgul eder hale geldi.

Spekülasyonlarla manipüle edilebilen ve en az menkul kıymet kadar finansallaşan konut sahipliği bizlere yukarıdan dayatılan kültürel bir otonominin bir ürünü mü?

Yaratıcı yıkım ve servet bölüşümü tartışmaları bu tartışmada çok önemli bir yer edinmekle birlikte, her canlı nasıl doğar, büyür ve ölürse Türkiye’de her genç de mezun olur, çoluğa çocuğa karışır ve ev sahibi olur ya da ailenin gençten beklentisi budur (Orta sınıf için bu genellemeyi yapabileceğimizi düşünüyorum).

Ne yazık ki,  yaş gruplarına göre kıyaslama yapmamıza imkan veren mülkiyet durumuna ilişkin resmi istatistiklerden yoksunuz. Bununla birlikte 30-15 yaş grubuna (Y kuşağı) konut satılamadığı farklı toplantılarda sektör temsilcileri tarafından dile getiriliyor. Konut edinimine ilişkin diğer önemli bir nokta da orda ve alt gelir grubu konut sahipliği oranında bir artış olmaması.

Şubat 2017 itibariyle konut satışlarında. önceki yılın aynı ayına göre azalma trendinde olsa da** gerek yapı stoğunun yenilemesi ihtiyacı, gerek konutun toplumsal kurgular içindeki yeri gerekse de TL’nin sonu gelmeksizin yaşadığı değer kaybı bana halen daha Türkiye’de bir konut  balonunun olmadığı izlenimini veriyor.

Konut arzı orta ve alt gelir grubu ile, Y kuşağının ihtiyaçlarına ve ekonomik gerçeklerine yönelik düzenlenmediği ve konut sosyal fonksiyonundan koparılıp sadece finansal bir araç olarak değerledirildiği sürece önümüzdeki dönemde, özellikle müteahhitlik şirketlerinin yurt dışı işlerindeki azalma göz önünde bulundurulduğunda, barınmaya ilişkin çok ciddi sorunlarla karşılaşacağımızı düşünüyorum.

Piyasada konut sosyal anlamı ve  kullanım değerinin neredeyse hiç bir karşılığı yok, konut stoğu her geçen gün artmaya devam ederken nüfusun büyük bir bölümünün karşılaştığı barınma ihtiyacının boyutları çok geç olmadan fark edilmeli.

Şanlıurfa’da kirasını ödeyemediği için evden çıkarılan ve 5 kişi bir süre gardıropta yaşamaya mahkum  kalan*** Hurma ailesi ile evi olmayıp berber dükkanında barının 70 yaşındaki Mustafa Gül**** ün hikayesi beni derinden yaralayan iki örnek sadece.

Ancak, ne derler bilirsiniz konut balonu patlamadan, konut balonunu hesaplamak mümkün değildir.

—-

*David Rebel Cities’de (2012, Section 1 Chapter 4- The Art of Rent)  sermayenin kentle kurduğu karmaşık ilişkiyi sermaye, şehir kapitalizmi ve kültürel otonomi sorunu üzerinden tartışarak ortaya koyar.

**http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=24794

***http://www.aljazeera.com.tr/haber/gardiropta-yasayan-ailenin-babasi-buldu

****http://aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/70inde-yalniz-bir-hayat

Reklamlar

One thought on “Türkiye’de Konut Balonu Var mı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s