Etiketler

, , , , , , , , ,

italo_calvino_invisible_citiesLe città invisibili, İtalo Calvino’nun 1972 yazdığı kurgusal kitabı. Ben kardeşimin kitaplığını karıştırırken İngilizce tercümesi Invisible Citiesi tesadüfen buldum ve başlığında “cities” geçtiği için de okumadan edemedim. Kitap Türkçeye Işıl Saatçioğlu tarafından 2002 yılında Yapı Kredi yayınları için çevrilmiş, bu yazıyı hazırlayıncaya kadar itiraf etmem gerekirse bu kitaptan haberim yoktu, benim gibi olanlaraysa bu yazıyla ulaşmayı amaçlıyorum. :)

Kitap, gezgin  Marco Polo ile Kublai Khan (Kubilay Han)’ın, Marco Polo’nun gezileri üzerine ettikleri sohbetleri konu alıyor. Marco Polo’nun bu sohbet esnasında anlattığı yerlerin en büyük özelliği kurmaca yerler oluşur ancak modern insanın kent, kent simgesi ve mekan üzerinde kurduğu ilişkiyi bu düşsel şehirlerde bulmak mümkündür.

Kitabın bir süreklilik içinde akmıyor oluşu ve parçalı yapısı okumayı oldukça güçleştiriyor, ancak ben sorunu İngilizce çevirinsen okumuş olduğum için yaşamış da olabilirim, gözünüzü korkutmak istemem.

1972’de yazılan bu kurgusal kitaptan ve yaratılan düşsel şehirlerden yola çıkarak bu gün ki kentleşme deneyimimizi sorgulamak mümkün. Bunun yanı sıra özellikle şehir plancıları açısından, kitabın parçalı yapısı müthiş bir zihin egzersizi yapmaya ve adeta lego yapar gibi ütopik şehirler tasarlama konusunda ufuk açıcı olmaya zemin hazırlıyor.

Dokuz bölümden oluşan kitaptaki her bir şehri burada kısa kısa anlatmak isterdim ama onun yerine kitaptan tadımlık alıntılar bırakıyorum.

Ben kitabı okurken hangi düşsel şehrin gerçekte hangi şehre benzediğini düşündüm. Geçen bazı cümleleriyse bazı şehirlerle özdeşleştirdim. Mesela Zora için yer yüzü onu unutmuşcasına çürümüş, parçalara ayrılmış ve yitip gitmiş ifadelerini kullanıyor.

Tamara’ ysa bana İstanbul’u çağrıştırdı:

 the city says everything you must think, makes you repeat her discourse, and while you believe you are visiting Tamara you are only recording the names with which she defines herself and all her parts.

Üçüncü bölümdeyse Marco Polo Kubilay Han’a şöyle diyor:

With cities, it is as with dreams: everything can be dreamed, but even the most unexpected dream is a rebus that conceals a desire or, its reverse a fear. Cities, like dreams, are made of desires and fears, even if the thread of their discources is secret, their rules are absurd, their perspwctives deceitful, and everything conceals something else. 

İyi okumalar dilerim.