Etiketler

, , , , , , , ,

Uzun bir süredir kişisel koşuşturmacalarımdan blogu güncelleyemememin sancısını çekerken bu hafta Ankara’ya gitmeyişimi fırsat bilerek birbirinden değerli hocalarımızın bulunduğu panel ve konferansa katılma fırsatım oldu.

Güç: Kentsel Dönüşümİlki 11 Nisan’da İstanbul Modern’de gerçekleşen Bilgi Üniversitesi hocalarından Asu Aksoy ve Tansel Korkmaz‘ın konuşmacı, mimar Korhan Gümüş‘ün de moderatör olarak bulunduğu Güç: Kentsel Dönüşüm paneliydi. Kentsel dönüşümün bir siyasi tercih olarak görülüp görülemeyeceğinden, mekan politikası üzerinden siyasetin dengelenmesi ve seçkin sınıf yaratımı, işçi sınıfının bugünkü dönüşümden nasıl etkilendiği, özel mülkiyetin kentsel dönüşümdeki rolü ve özel mülkiyet sebebiyle ülkemizdeki kentsel dönüşümün neden diğer ülkelere göre farklılık gösterdiği gibi bir çok konu üzerinde iki saati aşkın doyurucu bir sohbet gerçekleşti. Ne var ki ötekileşme ve toplumsal ayrışma burada da kendini gösterdi, oturumun bazı anlarında kentsel dönüşüm elit ya da aydın kesim ile ötekileştirilen gecekondu kesimin algıları daha doğru ifade etmem gerekirse “bizler” ve “onlar” arasındaki farklar üzerinde tartışıldı ki, kentsel dönüşüm söz konusu olduğunda olaylara bu perspektiften bakmanın faydalı olmayacağı en azından sürece olumlu anlamda bir şey katmayacağı görüşündeyim.

Ertesi gün yani 12 Nisan’da Yıldız Teknik Üniversitesinde Kemali Saybaşılı  hocamız anısına düzenlenen İstanbul: Siyaset, Ekonomi, Mekan konferansı tek kelimeyke muazzamdı. Duayen İlhan Tekeli‘ nin yaptığı açılış konuşmasında kaç sayfa not tuttuğumu bilmiyorum, umarım önümüzdeki günlerde bu konferansta tuttuğum notları sizlerle paylaşma fırsatı bulurum. Konferansa benim en çok ilgimi çeken sunumlardan biri Murat Güvenç hocanın kentsel dönüşüm çalışmaları için hazırladığı kavramsal çerçeveler ve pratik sonuçlarıydı, hem benim için oldukça yeni şeyler söylemesi ki salondaki bir çok kişi için de aynı durumun geçerli olduğuna inanıyorum  hem de yer yer kullandığı deyimler ve yaptığı esprilerle İstanbul’un geçirdiği kentsel dönüşümü hazırladığı grafik ve haritalarla çok güzel ele aldı. Özellikle ne yapmalı ne etmeli sorusunun cevabı olarak oluşturduğu “Dört Tarz-ı Siyaset ve Olası Sonuçları” tablosunu mümkün olduğu kadar detaylı bir şekilde not almaya çalıştım, ki bunu da en kısa zaman da bloga koyacağım. Öğleden sonraki oturumlarda ise Ayşe Çavdar’ın doktora tezi için Başakşehir’de yaptığı alan araşturmasından verdiği örnekler bir hayli çarpıcıydı.

Her iki organizasyonda ilgilimi çeken antropolog, sosyolog, psikolog,iktisatçı ve siyaset bilimcilerin kentsel dönüşüm sürecinin ne kadar dışında kaldığı oldu, mimarların ve şehir plancıların dominasyonunda ki bu alana umarım daha çok sosyal bilimci dahil olur da bizler de bu süreci daha iyi analiz edebiliriz.