Etiketler

, , , , , , , ,

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, geçen günlerde katıldığı bir televizyon programında Ankara’da gerçekleştirmeyi planladığı projelerden bahsetti.

Kentlerin kendilerinin üretimin odağı haline geldiği günümüzde, Sayın Gökçek’in Ankara’ya daha fazla sermaye çekmek amacıyla yeni projeler üretmesine şaşırmamak gerek. Bir bürokrasi kenti olan Ankara tarih boyunca İstanbul’la kıyaslanmış ve İstanbul’un tarihsel ve jeolojik kimliğinin yardımıyla çektiği turist sayısını da zaman zaman kıskanmıştır. Sayın Gökçek yeni geliştirdiği projelerle Ankara’yı turizm için daha cazip bir kent haline getirmeyi planlamaktadır.

Projelerinden dikkat çekenleri Kızılay’ın meydanı olarak nitelendirebileceğimiz planlandığı vakitte Ankaralıların sosyalleşebileceği bir kamu alanı olarak projelendirilmişken, zamanla dolmuş, taksi ve otobüs yuvası haline gelmiş olan Güvenpark’a kenti gözlemlemeyi sağlayacak dev bir dönme dolap, sinema sanayii için çeşitli platolar-ki İstanbul’da sinema sanayiinin giderek pahalılanması yatırımcıların gözünü Ankara’ya çevirmesine sebep olmuş, buna takiben son yıllarda Ankara’da çekilen film ve sizi sayısında gözle görülen bir artış yaşanmaktadır-, yeni bir hayvanat bahçesi ve saat kuleleri.

Benim ilgimi en çok çeken saat kuleleri oldu, sayılarının şimdilik 50 ila 100 arasında olmasının planladığını belirten Sayın Gökçek ayrıca her saat başında yuvalarından çıkan seymenlerin folklör oynayacağını da belirtti. Büyükşehir Belediye Başkanımız’ın heykellere olan merakı hepimizin bildiği bir şey , daha önce şehrin girişlerine konulacak beş farklı kapıda beş farklı devasa heykel projesi vardı hatırlarsanız- eğer hayata geçebilseydi bu proje kapılara Atatürk, Nasrettin Hoca, semazen ve Fatih Sultan Mehmet heykelleri konulacaktı-, Konya yolu üzerinde bulunan Mevlana Bulvarı’ndaki üst geçidin iki yanında bulunan semazen heykelleri de diğer bir örnek olarak verilebilir.

Tüm bunlara bakınca Ankara’nın yerel kimliğine fazla sıkıştığı, yereli küreselde eritemediğini, bu yüzden de küresel sermaye ve turist çekmekte başarısız olduğunu söyleyebiliriz. Benim Sayın Başkan’a nacizane tavsiyem, şu an tüm dünya da populer olan, herkesin görmek ve deneyimlemek için önünde kuyruklar oluşturduğu Cupcake Atm’lerinin bir örneğini Ankara’da hayata geçirmesi.  Para Atm’leri gibi 24 saat açık olan bu makinelerin tek farklı para yerine kek veriyor oluşu. İlk olarak Los Angeles Beverly Hills’te hayata geçirilen bu proje henüz daha yeni olmasına rağmen oldukça sevilmiş ve sahiplenilmiş durumda. Halk Ekmek üretimiyle tüm Türkiye’ye örnek olan Ankara Büyükşehir  belediyesi gene Halk Ekmek kanalıyla bunun gibi bir projeyi hayaya geçirmiş olsa bir bürokrasi şehri olduğu kadar aynı zamanda bir öğrenci şehri olan Ankara’yı hem canlandırmış hem de tursitler için bir nebze merak edilicek konuma getirmiş olur, ne dersiniz?